FST 27 Ağustos 2008
Derinsular Serdar bey ara veriyormuş, baktım birilerine kızmış. Kızdığı yazıyı ben de görmüştüm, Kemalist ekibin dindar insanlara bakışını anlatıyordu, bir de ingilizce yazan Türk bir blog yazarı altın madalyalı güreşçinin kazandığı maç sonrası secdeye kapanmasından utanmış ve çözebildiğim kadarıyla “yobaz herif mundar etti güzelim madalyayı” anlamında birşeyler söylemiş. Serdar bey de orada bazı yorumlar yapmış, blogcu ve yandaşlarına bırakın bu işleri de biraz adam olun şeklinde nasihatler etmiş ancak anladığım kadarıyla karşıdakilerin “Yeah let’s also be tolerant of those who puke at the sight of such bullshit” türü lafları üzerine de boşa kürek çektiğini anlamış. Aslında Serdar bey bu işleri iyi bilir, bu tür adamlar ortalıkta sürüyle, son iki yılda kazanımlarının kayba dönüşmesiyle iyice de azgınlaşmış vaziyetteler. Kendi yarım akılları ve hayal dünyalarındaki ‘çağdaş’ görüntüye uymayanlara alenen hakaret etmeyi hak zanneden bu tiplerden heryerde bol miktarda var. Kıyafetiniz bir köylüyü andırıyorsa, hanımsanız ve başınız örtülüyse, entel olmayan sakallı biriyseniz, islam diniyle ilişkili sayılabilecek bir tavrınız varsa aşağılanmanız gayet normal görünür. Başı açık bir hanım otomatik olarak alim, başı örtülü ise cahil addedilir, başı açık örtülü olana akıl vermeye, yol göstermeye kalkar. Ye kürküm ye düzeni yanında kafalarından uydurdukları şablonlarla insanları yargılarlar. Dolayısıyla bunlara kızıp ara vermeye gerek yok, yoksa Serdar bey tipik bir ulusalcıdan makul hareket mi bekliyo? Aslında bu anormal karşılanacak bir durum olurdu.
Bu lafları şuraya bağlayacağım, ilginç birşey, sabah tuvalette haberlere göz atarken tam da bu konuyla ilgili bir gelişmeye rastladım. Eğlenceli ve anlamlı bulduğum için sizinle paylaşmak isterim. Hürriyet gazetesinde İzmirde vapurda cereyan eden hadise şöyle gelişmiş:
[…] Cüppe ve namaz takkesiyle dolaşıp Karşıyaka’dan Konak’a giden yolcu vapuruna binmek isteyen A.K. ve B.Ç., iddiaya göre, kendilerine bakıp konuşan topluluk arasındaki CUMOK (Cumhuriyet Gazetesi Okurları) üyesi, emekli işçi Ferhan Vecdi Küçükerbaş ve eşi Sevgi Küçükerbaş’a laf attı.
A.K. ve B.Ç.’nin, ‘Ne bakıyorsun sen?’ sorusuna, Küçükerbaş da, “Sen Türk müsün İranlı mısın? Kılık kıyafet kanunu var. Bu şekilde dolaşamazsınız” cevabını verdi. A.K. ve B.Ç.’nin, “Türkiye’de orman kanunu var. Hayvanlar gibi çıplak dolaşıyorsunuz” demesi üzerine Küçükerbaş, güvenlik görevlilerine gidip durumu anlattı.
Güvenlik görevlilerin haber vermesi üzerine, durdurulan yolcu vapuruna gelen polis, karşılıklı birbirlerinden şikayetçi olan A.K., B.Ç. ve Küçükerbaş’ı karakola götürdü. İfadelerine başvurulan A.K., B.Ç. ve Küçükerbaş, savcının talimatıyla serbest bırakıldı.
Önce cübbeli ve takkeli vatandaşların hakkını teslim edelim. Hakikaten süper espri yapmışlar. Nüktedan adamı severim. CUMOK okuru emekli vatandaşımız ise geleneksel yapıyı bozamamış kendisine sorulan “ne bakıyorsun” sorusuna “yanlış anladınız beyefendi ben arkadaki martıya bakıyordum” yahut “sana bakıyorum ulan, yasak mı” demek yerine “Sen Türk müsün İranlı mısın” gibi benim tuhafıma giden bir cevap vermiş. Bu uyumsuzluk sizin de dikkatiniz çekmiş olsa gerek. Arkadan gelen “kılık kıyafet kanunu var” lafını ise garipsemedim. Zira her duyarlı vatandaş gibi takke ile gezen birine kanunları hatırlatmak görevimizdir. Misal geçen gün ben de birilerine kanunlardan söz eden bir memuru “hani senin şapkan, bu ülkede kılık kıyafet kanunu var” diye uyarmıştım.
Bu kadar da değil, sırf kanun duyarlılığım sebebiyle evimin yakınındaki parkta çekirdek satan seyyar satıcıyı da gizlice yakındaki bir polise ihbar ettim, adam alenen basılı kağıtlardan külah yapıp çekirdekleri buna dolduruyordu. Polise yaklaşıp “memur bey, şuradaki şahıs 3517 sayılı Yazılı ve Basılı Kağıtlardan Kesekağıdı Yapılamayacağına Dair Kanuna rağmen eski bir hayat bilgisi kitabını çekirdek külahı yapıyor, lütfen duruma el koyun” dediğimde polis bir süre suratıma anlamaz şekilde baktı ve “Fethi bey o kanun 2007 yılında kaldırıldı, bu arada istersen bir doktora görün, kafana güneş filan geçmiş olmasın” şeklinde cevap verdi. Eh, kanun kalkmışsa yapacak birşey yok tabii. Ben kalkacağını işitmiştim ama son durumu bilmiyordum. Neyse konuyu dağıtmayalım, her bilinçli çağdaş yurttaş kanunsuzluklara karşı görevini yerine getirmelidir, maksadım bunu vurgulamaktı.
Karşıyaka vapuruna dönersek, olayda bilinçli CUMOK okurunun kendince uygun olmayan bir kıyafet giyinen iki kişi hakkında rahatsız edecek şekilde fısır fısır konuşması Serdar beyin şikayetçi olduğu zihniyetin bir yansıması aslında. Bunlar insanları giyim kuşamına göre değerlendirirler. Aslında kabahat orada değil, II. Mahmut, Atatürk gibi devrimcilerin nedense “yahu devrim yapacağız ne etsek, hah, buldum şalvar yerine pantolon, fes yerine şapka koyalım, cillop gibi modern yurttaşlarımız olur” demesinde bir problem var. Rahmetliler büyük adamdı ama şu hakikati çözemediler de ona yanarım. Bırak adam ne giyerse giysin, ne demişler ‘Bed asla necabet mi verir hiç üniforma, Zerdûz palan vursan eşek yine eşektir’ neticede. Bizde ise eşeğe şapka giydirip kravat takınca devlet memuru olacağı zannediliyor.
A.K ve B.Ç (ikilinin adı niye kısaltılmış ki, CUMOK mensubu Ferhan Vecdi beyin adı F.V.K diye yazılmamış) orman kanunu demekle acaba neyi kastettiler? Kafasına esen karşısındakini sırf giydiğindenb dolayı aşağılayamaz, orman mı burası anlamında mı söylediler yoksa sözün devamındaki ‘hayvanlar gibi çıplak dolaşma’ gereği “siz bizim kıyafetimize laf ederseniz nah böyle taşı gediğine koruz, Hürriyet de sizi haber yapar, yedi düvele rezil, F.S.T’ye malzeme olur olursunuz” mu kastettiler bence meçhul.
İşin polisiye kısmına gelirsek, acaba F.V.K. polise gidip ne söylemiş olabilir. İki ihtimal var, öncelikle ve akla yakın olarak “memur bey, şuradaki iki şahıs devrim kanunlarımıza karşı gelecek şekilde giyinmişler” dediklerini düşünebiliriz. İkinci ihtimal “bize hayvan dediler” olabilir ki, bu durumda işin rengi hakarete doğru değişmiş oluyor. Belki de “bu devrim düşmanları Türkiye’yi ormana benzetip bize hayvan dedi” şeklinde bir terkip yapmışlardır. Ama savcı her ne dendiyse umursamayıp “kızdırmayın adamı, sıcakta bir de sizinle mi uğraşacağım” diyerek gericileri salıvermiş. Ben CUMOK üyesi yerine olsam konuyu Cumhuriyet gazetesine iletip şansımı bir de orada denerim. Hem de “artık hukuka da mı güvenemeyeceğiz, Fetoşun adamları buraya kadar sızmış” türü laflar etme şansı yakalanmış olur, Cumhuriyet bu işe balıklama atlar, Hürriyet artık üstünde durmuyor, Aydın Doğan yelkenleri epey suya indirmiş görünüyor.
Hasılı, bu kafaya kızmaya gerek yok, gereksiz stres olur. Ha, ille de ara verecekse Serdar bey gelsin burada yorum yapsın, kafası dinlenmiş olur.